YEMEN

671_01   Aslında Yemeni birkaç satırla anlatmak çok zor. Arap yarımadasının Afrikaya bakan ucunda yer alan Yemenin nüfusu 26 milyon.%97 si Arap, geri kalan Somalili, Hintli ve Pakistanlı. Din İslam, %99 Müslüman. %55 Sünni, %45 i Zeydiyye mezhebindendir. Zeyediler Hz.Ebubekir ve Hz.Ömer’in halifeliğini kabul ederler. Hz.Osman’ın halifeliliğine karşı çıkarlar. Sıranın Hz.Ali’de olduğunu söylerler. Hz.Ali, Hz. Muhammed’in emri ile Yemene gelmiş ve onlara Müslümanlığı kabul ettirmiştir. Bu yüzden onu çok seviyorlar

Osmanlılar 1517-1918 tarihleri arasında egemenliklerini sürdürmüşler. Bir çok yerde izlerini görebiliyorsunuz. Yemenliler halifeliğin Osmanlılarda olmasını hiç kabul etmemişlerdir. Osmanlılar terkettikten sonra idare Zeyyidi imamlarına geçmiştir. Kuzey ve güney Yemenin birleşmesiyle 1991 yılında anayasa düzenlenmiş, çok partili Cumhuriyet kurulmuş. Ama iç çekişmeler hiç bitmemiştir

SANA : Başşehir Sana 2400 metre yükseklikte kurulu. Görülecek yer, surlarla çevrilmiş olan Eski Sana’dır. Bab-ül Yemen kapısından girdiğinizde zaman tünelinde geriye gitmiş gibi olursunuz.Daracık sokaklardan egzotik kokular, kebap kokularına karışır. Burası yaşam ve ticaret yeridir. Çarşısında, hurma satan dükkanlar, ayakkabı tamircileri, esansçılar, yemeniciler, kazancılar, cami alemi imalatçıları, baharatçılar, nargileciler, şekerciler ve daha birçok çeşit. Cembiye satıcıları çoğunlukta. Cembiye hilal şeklinde ağzı olan,hançer ve kınını, süslü kemer tamamlıyor. Bir gelenek, oldukça yaygın. Statü sembolü gibi.

Yemen’i kendine has mimarisini görmek için bile gidilir. Kerpiçten yapılan dünyanın ilk apartmanları günümüzde halen kullanılıyor. Evlerin içindeki havalandırma sistemi ve izolasyon yüzyıllardır devam ediyor. Cam ve kapı kenarları süslerini beyaza boyayarak güzel bir görüntü sunuyorlar.

KAT : (Gat)Yemen’de en çok dikkati çeken saat 12.00-16.00 arası, hafif dozda uyuşturucu içeren kat yaprağı çiğnenmesi. Yanaklarının tek tarafına sıkıştırıp suyunu emiyorlar. Bunu kullanmak serbest. Yani Yemen halkı uyutuluyor. Günlük ciro 30 milyon dolar. (2008 de Sana’da ibadete açılan, devlet başkanı Ali Abdullah Salih’in yaptırdığı Salih Camii 60 milyon dolara mal olmuş.) Gerisini siz hesap edin. Yaklaşık ülkenin yarısı kat çiğniyor. Kahve tarlalarını bile söküp kat ekmişler. Çok su isteyen bir ağaç, su az. Yani ülke geriliyor. Elli sene sonrada gitseniz aynı Yemen’i gene görürsünüz. Kızıldeniz kıyısındaki Hudeyde şehri balık ticaretiyle uğraşıyor. Balık hali mutlaka görülmeli. Çok değişik renk ve büyüklükteki balık türlerini insanların yarattığı keşmekeş içinde izlemek çok ilginç. Uzak doğu pazarlarına gönderilmek için kuyruk ve yüzgeçleri kesilmiş çeşitli köpek balığı cinslerini görünce insan üzülmeden edemiyor. Dağların yükseklerinde kurulmuş köyler. Uzaktan kuş yuvası gibi görünen  bu yerler, yaklaşınca 1000 yıl öncesine götürüyor insanı. Bitişik ve üstüste yerleşmiş evler, daracık ve dik sokaklar. Taş ve kerpiçin uyumu. Sadece bu köylerdeki yaşamı, adetleri, dansları,şarkıları, evlerin içlerini, insanların güler yüzlerini anlatmak bile sayfalar alır.

Kadınları sokaklarda pek göremiyorsunuz. Çarşılarda sadece gözleri gözükecek şekilde çarşaf içinde görebiliyorsunuz. Kızlar ilkokuldan sonra başlarını örtüyorlar ama çoğu çarşaf giymiyor. Köyler biraz daha serbest gibi. Dağ köyü olan Hotaib’de İsmailiye tarikatının merkezini, Taiz’de Ashrafi Camini, Jibla kasabasında Kraliçe Arwa’nın sarayını (Tek kadın imam), Sana’da İmam Yahya’nın sarayını gezip görebilirsiniz.

Ayhan Şevmet