SENEGAL VE GAMBİA

DSC02258-1Bu ülkeleri neden birlikte gezmek gerekiyor. Öncelikle Afrika’nın batısında yer alan Senegal’in ortasında Atlantiğe uzanan bir nehir düşünün.Bu nehrin 25-50 km. arasında değişen kıyıları Gambia Devleti.Etrafı Senegal’le çevrilmiş. Ortak halkları var.İkiside Müslüman (% 90-95).Genç nüfusa sahipler(15 yaş altı nüfus % 40-45 arası). Daha bir çok ortak nokta. Tabi olarak resmi diller farklı. Gambia İngilizçe, Senegal Fransızca konuşuyor ve yazıyor. Birleşmek için iki ülke adımlarda atmış ama başarılı olamamışlar.(1982-1989 yıları -Senegambia)

Neden ayrılar ?  Batı Afrika kıyılarına ilk gelenler Portekiz’liler olmuş. Sonra Fransızlar ve İngilizler. Aralarında 7 yıl savaşı denilen,(1756-63) arazi paylaşımı savaşları antlaşmayla bitmiş. Bugünkü Gambia İngilizlere, Senegal’de Fransızlara kalmış. Sınırlar çizilmiş. Bütün amaç köle ticareti .Afrika’nın iç kısımlarından toplanan köleler,buradan gemilerle Amerika’daki yeni keşfedilen yerlerde, çalıştırılmaya götürülüyordu. 1848 de kölelik kaldırılmış.

SENEGAL:

Başşehirleri Dakar, Dünya onu Paris / Dakar rallisinden tanır. Afrika’nın en batı ucunda yer alıyor. 1960 da bağımsızlığını kazanmış. Cumhuriyetle idare ediliyor. Özgürlük Meydanı,Katedral,Büyük Cami,Başkanlık Sarayı görülebilir.Hemen açıklarında Goree Adası var. Teknelerle gidiyorsunuz. Fransız’ların köle ticaretinin kalesiymiş. Gerçekten bir kale var. Zindanlar, işkence aletleri, hücreler. Geçmişin acıları şimdi turizm geliri olmuş.

Dakar rallisinin bittiği yerde Pink Lake(Pembe Göl) var. Tuz oranı çok yüksek ve içinde bulunan mikro organizmalar sayesinde rengi pembe. Suya girip sırt üstü yattığınızda batmıyorsunuz, tıpkı yer çekimsiz ortamdaymış gibi. Çevresindeki köylerde yaşayanlar buradan tuz çıkarıp satıyorlar.

Saint-Louis Fransızlar kurduğu bir şehir. Şehri tanımak için en iyi yol fayton tutup gezmek. Saint-Louis’ten  gidilen ve Senegal Nehri üzerindeki Djoudj Milli Parkı dünyanın en önemli kuş alanlarından birisi .Hem barınma hemde üreme alanı. 400 kuş türü tespit edilmiş. Nehirde yapılacak motorlu sandal gezisi sırasında bolca kuş türü görebiliyorsunuz. Özellikle Yılan Boyun çok. Pelikanlar, Cakanalar, Sumru çeşitleri, Kutsal Aynak, Ördekler, Balıkçıl çeşitleri, Mahmuzlu kız kuşu, Balık Kartalı, Kaşıkgaga ve daha birçok çeşit. Sahillerde timsahlar. dev kertenkeleler, yaban domuzları var.

Touba(Cennetteki ağaç) şehri, Şeyh Aamadu Bamba tarafından çorak bir arazi üzerindeki tek ağacın etrafında kurulmuş.1853-1927 yıllarında yaşamış. Burada türbesi ve onun yanında yapılmış büyük bir cami var. Senegalin en güçlü ve zengin tarikatı. Yer fıstığı ticaretini ellerinde tutuyorlar. Buraya yapılan haç günleri sırasında 500 bin olan nüfusu 2,5 milyona çıkıyormuş. 12,5 milyon nüfuslu Senegal’i düşünürsek bu haçlar her zaman hükümetin korkulu rüyası olmuş.

Bondia Park etrafı tellerle çevrilmiş 100 hektarlık bir vahşi alan. Burada Afrika savan hayvanlarının çoğunu görebilirsiniz. Gergedan, zürafa, maymun, Batı Afrika Orman Bufalosu, İmpala, Kudu, Eland gibi.

GAMBİA:

Başşehri Banjul. Senegal gibi Cumhuriyetle idare ediliyor. 1965 te bağımsızlığını kazanmış. 11.300 km karelik ülkede 2 milyona yakın insan yaşıyor. Nehirin iç kısımları tarıma çok müsait. Yer fıstığı, kumdarı, kocadarı, pirinç, manyok(Kasava) ve mısır ekiyorlar. Yer fıstığı tıpkı Senegal’de olduğu gibi ihracatın en büyük kalemi. Nüfusun büyük kısmı tarımda çalışıyor. Balıkçılık ve hayvancılıkta yapılıyor. Kıyı balıkçılığı gittikçe yaygınlaşyor.

Gambia nehiri kıyısı boyunca mangrov bataklıkları ve göletler yer alıyor. Buraları zengin bir yaşam ortamı sağlıyor. İnsanların erişemediği bu yerlerde böcekler, kuşlar ve diğer hayvanlar yaşıyor. Aynı zamanda sivrisinek(sıtma)ve çeçe sineği (uyku hastalığı)içinde uygun ortamlar. Nehirde ise çeşitli balık cinsleri, su aygırları ve timsahlar var.

James Adası Gambia nehrinin ortasında ufak bir ada.Zamanında köle ticaretinin merkezl olmuş. Fransızlarla İngilizler arasında defalarca el değiştirmiş. Antlaşmayla İngilizlerde kalmış. Şimdi üzerinde yıkılmış binalar ve bir kaç eski top var. Yinede o zamanki vahşeti hissedebiliyorsunuz.

James Adasının kuzey kıyısında Juffureh adında bir köy var. “Kökler-Bir Amerikan Ailesinin Destanı” adlı romanındaki Kunta Kinte’nin köyü burası. Dizi filmini Türkiye’dede seyretmiştik. Yazarı Alex Haley, anneannesinin anlattıklarından yola çıkmış. Kunta Kinte’ye kadar uzanan soy ağacını bulmuş. Halen bu köyde akrabası olduğunu söyleyenler var. Meşhur olmuş, turistler geliyor.

Ayhan Şevmet

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir