BİRECİK (ŞANLIURFA)

1207-5Birecik denilince akla Kelaynaklar gelsede, paleolitik (Taş çağı) dönemden beri sürekli iskan edilen önemli bir noktada yer alır. Şanlıurfa’ya 32 km. Gaziantep’e 62 km. mesafededir. İki şehri Fırat üzerinde 1955 yılından beri Birecik Köprüsü birleştirir. Bu köprü yapılmadan önce ulaşım kayık ve sallarla yapılıyordu. Ve bir tersane vardı.

Birecik Kalesi ilçenin en önemli tarihsel yapısıdır. Asur’lulardan günümüze kadar çeşitli onarımlar görmüştür.Urfa Kapı, Meçan Kapı ve İç Kale (Memluk’lular döneminden) sağlam olarak görülebilir.

Dar sokaklarına girdiğinizde bazalt veye kalker taştan yapılmış yollar, kesme taştan yapılmış evler, evlerin cumbaları ve karşılıklı iki evin sokak üstünde yine taştan yapılan birleştirme ile meydana gelen geçitler. Bunlara Kabaltı deniyor.

Evlerin damları düzdür, yaşam alanı olarak kullanılır. Yazın uyunur. Salça, biber, patlıcan serilip kurutulur.

Ulu Cami, Çarşı Cami, Mahmut Paşa Cami, Tekke Cami, mescitler, türbeler, hamamlar…

Tarım ve hayvancılığa dayalı ekonomisi mutfağınada yansımıştır. Patlıcan, et, nohut, biber, fıstık. Çorbalar, çeşitli kebaplar(Haşhaşlı Kebap, Ciğer Kebabı, Patlıcanlı Kebap…) ve yemekler, Erik Tavası(yeşil erik zamanı), Unutma Beni (Nohut ve et ile), Şırşırlı (Nohut ve bulgurla yapılan) .Sütten yapılan Şıllık tatlısı ve Buğdaylı Soğuk Ayran Aşı Çorbası (kebap ile nefis oluyor).

Her yemek acılı, hatta salata bile. Acı soslu alabalık ızgarayı denemelisiniz, Tırnak Ekmeği( Pide) ile birlikte.

Bütün bunlar Bireciğin yemek kültürünü yansıtıyor.

Fırat’ın sahiline yeni yapılmış yürüyüş yolu üzerinde piknik yerleri, kafeler ve dinlenme alanları yer alıyor. Burada bulunan restoranlarda yemek yiyebilir yada kafelerde oturup Fırat’ın sakin akışını seyredebilirsiniz.

KELAYNAKLAR VE DOĞA

Fıratın kıyısındaki sırtını kayalara dayamış bu şirin ilçe doğal yaşam açısından çok zengindir.

Yarı çöl,ağaçlı bozkır, kanyon, Fıratın kıyılarındaki sazlık ve Fırat Söğüt Kavağı ağaçları farklı yaşamları buluşturuyor. Çizgili Sırtlan, Fırat Arap Tavşanı, Çöl Varanı(iri kertenkele), Uzun Kulaklı Kirpi, Çöl Koşarı (kuş türü), Çizgili İshak Kuşu (Baykuş cinsi) gibi nesli tehlike altında olan türleri barındırır. Fıratın üzerinde bulunan adacıklar ve gölcükler değişik kuş türlerine ev sahipliği yapar.

Kelaynaklar’ki Bireciğin sembolü olmuşlar, nesilleri tükenecekken 2002 yılından itibaren Doğa Derneği ve Milli Parkların yürüttüğü üreme projesi sayesinde bugün sayıları yüzün üstüne çıkmıştır. Kelaynaklarla ilgili çeşitli hediyelik eşyaları Kelaynak Üretim Merkezinden alabilirsiniz.

Buradan başlayan 12 km.lik kanyonda trekkingçilerin gözdesi olacak bir yer.Hem yürüyüp hem kuş seslerini dinlemek, gözlemlemek, ne güzel

 

Ayhan Şevmet

KIZILIRMAK DELTASI KUŞ CENNETİ

231-5Samsun Sinop kara yolu üzerinden iki yerden giriş yapabilirsiniz.

1) Ondokuz Mayıs ilçesinden girip Yörükler belediyesini takip etmek.2) Bafra ilçesinden girip Doğanca belediyesini takip etmek.

İki girişte stabilize yolla birbirine bağlanmış. Yol üzerinde iki kuş gözlem kulesi, bir kuş halkalama istasyonu, birde içinde kafe bulunan merkez bina bulunuyor. Kafede sıcak ve soğuk içecekler bisküvit çeşitleri bulunuyor. Hafta sonları kahvaltıda veriliyor. Tam gün kalacaksanız yanınıza su ve yiyecek alın.

Park içi yollarda 30 km. sınırını aşmayın. Unutmayınki burası kuşların yaşam alanı biz misafiriz. Yol üstünde yatan mandalarada dikkat edin. Deltanın ünlü mandaları ve yılkı atları çok güzel manzaralar veriyor. Baharda giderseniz manda ve at yavrularını anneleri ile birlikte izleyebilirsiniz. Fotoğraf severler gün doğumu ve gün batımlarını kaçırmasınlar.

 

KUŞLAR

Tabiki kuş cenneti ismini boşuna almamış. Alan büyük ve sekiz adet göl var. Kuşların üreme yapabileceği ufak adacıklar, ufak gölcükler, beslenebilecekleri tatlı ve tuzlu su ekosistemleri bulunuyor. Bu çeşitleme sayesinde,besin bolluğu, göç yolu üzerinde bulunması, birde su basar ormanlarının (Longoz) olması parka ayrı bir özellik katıyor.

Mümkünse dürbün temin edin,kuş gözlemciliğine başlangıç yapın. Yada fotoğraflarını çekin. Çok seveceksiniz. Bu gibi yerler ülkemizin kalıcı zenginliğidir. Para ile ölçülemez bir kaynak.

Ayhan Şevmet